İkinci Erbakan, Temel Başkan!

 

Yakın zaman sonra Saadet Partisi’nde genel başkanlık değişimi yaşanacak. Temel Karamollaoğlu, 2016’dan beri Saadet Partisi’nin genel başkanlığını yürütüyordu ve kendi ifadesi ile Erbakan Hoca’nın yakın çalışma ekibinden aktif siyaset içinde kalan tek kişi. Kendi akranlarının büyük bir kısmı vefat etti. Süleyman Arif Emre, Şevket Kazan, Oğuzhan Asiltürk, Lütfü Doğan, Ahmet Tekdal, Fehim Adak Erbakan hocanın her daim çevresinde olup bugün artık hayatta olmayan isimler. Recai Kutan, Yasin Hatipoğlu ve Temel Karamollaoğlu ise o ekipten hayatta olanlar. Bir dönem Türk siyasetini şekillendiren, domine eden, milli çizgide siyasetin merkezi olan bu ekip Milli Görüş’ü adeta bir fidan gibi büyüttü. Önce ahlak ve maneviyat şiarını düstur edinerek milletin çıkarlarını, Türkiye’nin menfaatlerini korumanın gerçek adresi oldular. Sadece kendi dönemlerine değil kendilerinden sonraki dönemlere de ışık tutacak kadar büyük mücadeleler verdiler.

Saadet Partisi şimdi yeni bir şafağın eşiğinde. Erbakan hocadan sonra siyaseten çok önemli zorluklar geçiren Saadet Partisi özellikle kurduğu, yer aldığı ittifaklarla yakın döneme de damgasını vurdu desek yanlış olmayacaktır. 2016’da kurulan Millet İttifakının CHP, İyi Parti ile 3 ana sacayağından birisi oldu. 2023 seçimleri öncesinde yine CHP ve İyi Parti ile ittifak içinde olarak milletin farklı kesimlerinin aynı masa etrafından buluşabileceğini gösterdi. Seküler, İslamcı, laik, muhafazakar kesimlerin söz konusu milli menfaatler olduğunda yan yana gelebileceğini gösterdiği duruşla kanıtladı.

Aslında Saadet Partisi’nin bu bakış açısı yeni sayılmaz. Geçmişte Erbakan Hoca da CHP ile iktidar ortaklığı yaptığı 70li yıllarda bu duruşun ilk adımlarını atmıştır. CHP ile iktidar ortaklığı yaptığı Milli Cephe Hükümetinde bu birliktelik sağlanmış akabinde ağır sanayi hamlesi, Kıbrıs Zaferi, İslami ölçekte okulların açılmasını sağlamıştır. 2023 seçimlerinde bu birlikteliğin yeniden sağlanması özellikle emperyal devletleri korkutmuş ve Türkiye üzerindeki çıkarlarının tehlikeye gireceğini fark ettiklerinden dolayı Millet İttifakının karşısında olmuşlardır.

Bu benzer süreçlerin oluşmasına öncülük ettiği için Temel Karamollaoğlu’nu 2. Erbakan olarak nitelemek bence yanlış olmaz. 2016’dan beri ülkenin içinde olduğu zor süreçleri çok iyi tespit eden, ülkenin aleyhine olan eylemlere karşı sağ ve sol kesimlerin birlikte olacağı bir ittifakı kurmak da Temel Başkan’ın görevi olmuştur. Bu duruş Saadet Partisi’nin tabanın boşalmasına neden olsa da toplumsal fay hatlarını buluşturduğu için önemli ve değerli. Temel başkan görev süresi boyunca gerçek anlamda liderlik göstermiş her türlü algı, yalan ve iftiraya rağmen saadet Partisi’nin varlık sebebi olan temel prensiplerini ve hedeflerini korumayı başarmıştır. Bugün kimileri tarafından yeterince anlaşılmamış olsa da tarih onun verdiği mücadelenin haklılığını zamanı geldiğinde ortaya koyacak elbette.

30 Haziran’da yapılacak olan kongre pek çok açıdan önemli ama bence en önemlisi Saadet Partisi’nin yepyeni bir çıkış sağlaması olacaktır. Yeni genel başkanı ile tazelenecek, üzerindeki yorgunluğu atacak ve akabinde Türk siyasetinin yıldızı olacak.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bakan Şimşek gidiyor mu? Ekonomide bir kez daha sil baştan...

En kötü senaryo: Sahada kazanıp, masada kaybetmek!